Sık Kullanılanlara Ekle
 






MESLEKİ GÜNDEM

Sacit Yörüker in Sayıştay Kanun Teklifi ile İlgili Yorumu | 08.02.2010


 

Sayıştay Kanunu Teklifinin Düşündürdükleri

Yeni Sayıştay Kanunu teklifi bu haliyle performans denetimi adı altında performans denetimiyle hiçbir bağı olmayan bir faaliyeti düzenlerken, gerçekte performans denetimine son vermektedir

Yeni Sayıştay Kanunu teklifi eski teklifin eleştirilen pek çok yönünü düzeltme şansını ne yazık ki kullanamamıştır. Yeni teklifin performans denetimi konusundaki yaklaşımları ve düzenlemeleri ise deyim yerindeyse tam bir şok etkisi yaratmıştır. Önce performans denetimiyle ilgili bazı hatırlatmaları yapmamız gerekiyor.

Performans denetiminin amacı INTOSAI Performans Denetimi Uygulama Rehberi ne göre performans denetimi; devlet faaliyetleri, programları veya organizasyonlarının verimliliğinin ve etkinliğinin, ekonomiklik ve iyileştirmelere yol açma amacı gözetilerek bağımsız bir biçimde incelenmesidir.

Performans denetiminin amacı;

* Performans hesap verme sorumluluğunu geliştirmek,

* Kurum faaliyetlerinin performansının geliştirilmesini desteklemek,

* İdari ve mali reformları teşvik etmek,

* Parlamentoya ve kamuoyuna objektif performans bilgisi sağlamaktır.

Türkiye pratiği

832 sayılı Kanuna 1996 yılında 4149 sayılı Kanunla eklenen ek 10. madde ile Sayıştay a, denetimine tabi kurum ve kuruluşların kaynaklarını verimli, etkin ve tutumlu kullanıp kullanmadıklarını denetleme ve denetim sonuçlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi ne raporlama görev ve yetkisi verilmiştir.

Bugüne kadar 15 performans denetimi çalışması tamamlanmış olup, iki pilot çalışma hariç, tamamı TBMM ne sunulmuştur. Altı performans denetim çalışması halen devam etmektedir. Sayıştay ın 14 yıllık performans denetimi tecrübesi uluslararası iyi uygulamalarla tam bir uyum içerisindedir. Sözgelimi, İngiltere Sayıştay ı hangi yöntem ve tekniklerle ve hangi aşamalardan geçerek performans denetimi yapıyorsa Sayıştay ımız da aynısını yapmaktadır. Ülkemizde Sayıştay-ın performans denetimlerinin kalitesi hakikaten övünülecek düzeydedir.

Sayıştay da her performans denetimi çalışması bir proje gibi ele alınıp yürütülmektedir. Denetimler, oluşturulan denetim ekipleri aracılığı ile denetim planlarına ve programlarına dayalı olarak gerçekleştirilmektedir. Her denetçi yaptığı işi düzenlediği çalışma kağıdında göstermekte, çalışma kâğıtları ekip yöneticisi tarafından gözden geçirilerek çalışmaların denetim planlarına ve denetim standartlarına uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığı kontrol edilmektedir. Ekip yöneticisi belirli aralıklarla yapılan çalışmaları özetleyerek grup şefine sunmaktadır. Denetimin her aşamasında yönetimin onayı alınmakta, önemli her gelişme hakkında yönetime anında haber verilmekte ve yönetimin uygun görüşü doğrultusunda hareket edilmektedir. Taslak raporun Daire ve Genel Kurul da da görüşülmesi kalite sürecinin önemli aşamalardır.

Yeni teklifin öngörüleri

Yeni Teklifin 2,35 ve 36. maddeleriyle öngörülen performans denetim modeli, kamu idaresinin kendisi tarafından yapılan -performans ölçme- işleminin Sayıştay tarafından yeniden yapılmasına dayanmaktadır. Teklifin 2. madde gerekçesinde bu model bir ders notunda olduğu gibi, uzun uzadıya anlatılmaktadır.

Yeni teklif bununla yetinmemekte, ülkemizde ve dünyada bir ilki gerçekleştirerek -Sayıştay tarafından yerindelik denetimi yapılamaz, idarenin takdir yetkisini sınırlayacak ve ortadan kaldıracak karar alınamaz- hükmünü getirmektedir. Performans denetimlerinde denetim tavsiyeleri hazırlanırken bile -neye ihtiyaç duyulduğunun- belirtilmesiyle yetinilip, bunun -hangi yöntem ve araçlarla yapılacağının- faaliyetleri yönetenlere bırakılması gereği tavsiyelere ilişkin temel prensiplerdendir. Performans denetiminin yukarıda yer verdiğimiz tanımı, amaçları, süreçleri, bu alana ilişkin teori ve uygulamalar, özellikle de 14 yıllık Türkiye uygulaması göz önüne alındığında, performans denetiminin hukuki, mali sonuç doğurup doğurmaması, idarenin takdir yetkisini sınırlaması gibi hususlardan söz etmenin bile bu alandaki en temel bilgilerden ne denli uzak kalındığının açık göstergeleridir. Dünyanın hiç bir yerinde yeni teklifin öngördüğü gibi, Sayıştay ı idarenin yaptığı performans ölçümünün tekrarlayıcısı konumuna indirgeyen bir performans denetimi modeli yoktur. Teklifte, bir taraftan INTOSAI Denetim Standartlarına ve AB denetim normlarına övünülerek atıflarda bulunulmakta; diğer taraftan da bu standartlara ve normlara uygun performans denetimi imkânsız kılınmaktadır.

INTOSAI Denetim Standartlarına ve Performans Denetimi Uygulama Rehberine göre yürütülen performans denetimleri neden idarelerin işlerine karışmak olsun? Bütün aşamalarında denetlenenlerle diyalog ve hatta işbirliği içinde yürütülen bir performans denetimi neden -yerindelik denetimi- olsun? Kanuna hüküm konup performans denetimi şöyle yapılsın böyle yapılmasın demek eşyanın tabiatına aykırıdır. Denetim rasyonel bir faaliyettir. Denetimin nasıl yapılacağı denetim standartlarında ve rehberlerinde yazılıdır. Sürece ve tekniklere denetçilerin müdahalesi son derecede sınırlıdır. Öyleyse, yasa koyucunun süreci değiştirecek veya denetimin temel kabullerini zedeleyecek müdahalelerden kaçınması gerekir.

Teklif bu haliyle performans denetimi adı altında performans denetimiyle hiçbir bağı olmayan bir faaliyeti düzenlerken, gerçekte performans denetimi faaliyetine son vermektedir.

14 yıllık Sayıştay performans denetimi birikimi ülkemizin yüzünü ağartan bir birikimdir. Bu birikim küçük hesaplara feda edilmemelidir.

Sacit YÖRÜKER

Sayıştay Uzman Denetçisi

Kaynak: Radikal 06.02.2010



© Copyright 2006 SAYIŞTAY DENETÇİLERİ DERNEĞİ (SAYDER)